Kök Hücre Tedavisi

Home Genel Kök Hücre Tedavisi
CGF (Konsantre Growth Faktör) – CD 34

Konsantre edilmiş büyüme faktörleri – Concentrated growth factors; (CGF) uygulamaları ilk kez 2006‘da Sacco tarafından kullanılmıştır.

Kök Hücre Nedir ?

1.Kendini yenileyebilen,

2. Farklı hücrelere dönüşebilen,

3. Klonal hücre CD34+ hücre membranındaki bir yüzey antijenidir. Kök hücreler de bu yüzey antijenini taşıyan hücrelerin arasındadır. Ayrıca, kök hücre özelliklerini taşıyan başka hücre subpopülasyonları da mevcuttur. Örneğin, CD133+ hücreler bunlardan birisidir.Kök hücre yüzey işaretcileri: C-kit, oct-4, cd-34, cd-38, cd-44, cd-133, Nestin’dir.

CD-34:Erken hemapoetik kök hücre işaretleyici, periferik mononükleer hücrelerin yüzde 0,1 olup, kemik iliği mononükleer hücrelerinin yüzde 1-4’dür.

Growth Faktör (büyüme faktör) : Doğal polipeptit hormonları olup, doku tamirinde yer alan hücre Proliferasyoonu’nu (çoğalmasını), Kemotaksisi’ni (hücrelerin uyarana karşı tepki vermesi), farklılaşmasını tetikler ve Matriks remodelling (yeniden yapılanma) ile Angiogenesis’i (yeni damar oluşumu) destekler.

Doku Rejenerasyonunda (yenilenmesi) etkili Growth Faktörler:
Transforming Büyüme Faktörü (TGF β1), VEGF (Vascular Endothelial Growth Factor), Insulin-like growth factor (IGF), Trombositlerce salınan Büyüme Faktörü (PDGF) , Asidik ve bazik Fibroblast Büyüme Faktörü (FGFs), Interlökinl (IL-1), Interlökin2 (IL-2)

Plateletler (trombosit) dışında lökositler ve eritrositler de Transforming Büyüme Faktörü (TGF β1) içerirler. CGF tüpümüzün kırmızı bölümünü de tedavide kullanımında değerlendirmek gerekir.

Kök Hücreler Başlıca 2 Grupta Toplanabilir;

1. Embriyonik kök hücre; Totipotent(zigot), Pluripotent, Blastokist dönemi

2. Erişkin tip kök hücre; Multipotent, doğum sonrası kök hücreler, kordon kanı, kemik iliği, adipoz doku, periferik kandaki kök hücreler

Erişkin tip kök hücre: Erişkinlerde farklılaşmış bir dokuda (örn:kan) bulunan farklılaşmamış hücre grubudur. Multipotent hücrelerdir. Erişkin tip kök hücreler, kaynaklandıkları dokuların özelleşmiş hücre tiplerine farklılaşabilir ve plastisite (normal halini koruyabilme) yetenekleri vardır.

Hematopoetik kök hücreler; Periferik kanda, kemik iliğinde

Mezankimal kök hücreler; Kemik iliğinde, adipoz dokuda; Kök hücreler, kaynaklandıkları doku dışında başka dokuların hücrelerine de dönüşebilir. Bu duruma “Kök hücre plastisitesi” denir. Plastisite konusunda Lemischka ve Anderson’un yayınları vardır. Kas içinde yer alan hücrelerin kan hücrelerine dönüşme yeteneği olduğu yada tam tersine Pürifiye Hematopoetik kök hücrelerden kas hücreleri oluşabileceğini, beyindeki bazı hücrelerden kan hücreleri elde edilebileceğini, kök hücreler yardımı ile hasarlı miyokardiyumun onarılabileceğini bulmuşlardır.

Kemik iliğinde günlük 175 milyar kırmızı hücre, 70 milyar beyaz hücre üretilir ve ihtiyaç halinde 10 katına kadar üretim yapılabilir.

En iyi olasılıkla bile periferik kandaki kök hücre oranı ile kemik iliğini karşılaştırırsak, periferde 100 kat daha az kök hücre vardır. CGF’lerin IV uygulanması sonrası yaklaşık bir hafta boyunca, kandaki growth faktör miktarı normalden yüksek seyreder.

Periferik dolaşımda yer alan az sayıdaki CD34+ hücrelerinin bile Vasküler onarım, Neo vaskülerizasyon ve Angiogenesis üzerinde önemli etkisi olduğunu gösteren yayınlar mevcuttur. Bu kadar az ve değerli kök hücreleri, en az kayıp ile en fazla sayıda toplayabilmek için ayrıntılara çok dikkat etmek gereklidir. Doğru teknik, doğru malzeme ve yeterli hazırlık zorunludur.

CGF Avantajları;

•Kimyasal kullanılmaz, daha çok büyüme faktörü elde edilir.
•CGF CD34+ hücrelerini içerir.
•Laboratuar işlemleri yoktur, muayenehane koşullarında yapılabilir.
•Tek cihaz, steril tüp, pratik uygulama, CGF periferik kandan elde edilir.

Klinik kullanımda sadece Na yada Ca heparin içeren tüpler uygundur. Heparinin varlığı, tüplerde GF aktivasyonunu dahada iyileştirmektedir. CGF’in ozonlanması GF etkinliğini artırmaktadır.

Kozmetik ve anti-aging olarak sıklıkla kullanılan CGF-CD34, sonraları kas iskelet sistemi hastalıklarında, yaralanmış bölge iyileşmesinde, yara ve yanık tedavisinde ve saç dökülmesinde de kullanılmaya başlanmıştır. Normalde herhangi bir yaralanma olduğu zaman yaralanma bölgesine ilk göç eden hücreler Platelet (trombosit) dediğimiz pıhtılaşma hücreleridir. Bu pıhtılaşma hücreleri o bölgeye gittiklerine kümelenmeler oluştururlar ve ardından fibrin tıkaç meydana getirerek kanamayı durdururlar. Sonrasında ise içerdikleri büyüme faktörlerini ortama salarak doku tamir mekanizmalarını harekete geçirirler.

Eklemlerde menisküs yırtıklarının onarılması, özellikle diz eklemlerinin kireçlenmelerinde kısmi onarım ve ağrının giderilmesi, eklem ameliyatları öncesinde uygulanması, fibromiyalji hastalığında ağrılı sertliklerin çözülüp ağrıların giderilmesi, cilt üzerine kremlere karıştırılarak uygulanabilmesi, kırışıkları giderip cildi parlaklaştırması, cilt altına enjekte edilerek dolgunluk ve gençleşme sağlaması, diş implant tedavisinde hızlı iyileşme sağlaması, saç dökülmesinin önlemesi, yara iyileşmesinin hızlanması gibi birçok etkisi vardır.

CGF-CD34 Nasıl Uygulanır ?

Kişiden öncelikle kan alınır. Sonrasında özel ayrıştırma yöntemleri ile konsantre büyüme faktörleri elde edilir. Uygulama alanı dezenfektanla temizlenerek, lokal anestezik kremler uygulanır.

Elde edilen plazma ;

• Direkt enjeksiyon,
• Mezoterapi,
• Mikro iğneleme,
• Maske içinde,
• Yaraların üzerine sürülerek uygulanabilir.

Uygulama hazırlık kısmıyla birlikte toplam 30-45 dakika sürer.

CGF-CD34 Uygulamalarının Tedavi Amaçlı Kullanıldığı Durumlar Nelerdir ?

1. Yüz, boyun, dekolteler, eller, bacak içleri, selülit bölgeleri, kollar gibi sarkmış tüm vücut bölgelerine, kırışıklık, sarkma, anti-aging, iz tedavisi, lifting etkisi, çatlak tedavisi,
2. Fibromiyalji, kulunç ve burkulma tedavisi,
3. Eklem kireçlenmeleri (diz, kalça, omuz, ayak bileği),
4. Kıkırdak - kemik aşınması ve kireçlenmeleri (gonartroz ve patella tendiniti),
5. Eklem, bağ ve kas yaralanmaları,
6. Menisküs yaralanma ve yırtıkları,
7. Topuk dikeni, 8. Bel ve boyun fıtıkları,
9. Yara ve yanık tedavileri (diyabetik ayak, iyileşmeyen yaraların ve yanıkların tedavisinde),
10. Kronik bel ve boyun ağrıları,
11. İltihabi kas hastalıkları ve romatizmal hastalıklar
12. Kas-bağ dokusu yapışıklıkları
13. Cilt yapışıklıkları ve kalınlaşmaları,
14. Saç dökülmesinin tedavisinde kullanılabilmektedir.

Sağlığınızı güvenilir doktorların ellerine bırakın.Dr.Nevzat Güler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir