Ozon Terapi Nedir?

Home Genel Ozon Terapi Nedir?

Ozon Tedavisi – Terapisi

Adres : Konak Mah. Lefkoşe Cad. No : 42/27 Origami Flat Office NİLÜFER / BURSA

Telefon : 0 850 474 10 69

Ozon Terapi Nedir ?

Ozon Terapi, ozon gazı kullanılarak yapılan bir tedavi yöntemidir. Ozon gazı, üç adet oksijen atomundan oluşan şeffaf, renksiz bir gazdır. (Fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında kokusunu hissedersiniz). Oksijen molekülünün (O2) kararlı haline karşın ozon (O3), kararsız bir moleküldür. Kendine has özel bir kokusu vardır. Yunanca “koklamak” manasına gelen Ozein’den gelir.

Ozon Terapi’nin Etkileri

• Ozon, kuvvetli bir antimikrobiyal ajandır. Ozona dirençli bakteri, virüs, mantar yoktur.

• Bağışıklık sistemini regüle eder. İmmünmodülator etki adı verilen bu etki sayesinde, bağışıklık
sisteminin dengeli ve sağlıklı çalışmasını sağlar.

• Metabolizmayı hızlandırır.

• Dolaşımı destekler, dolaşım sistemi bozukluklarının tedavisinde kullanılır.

• Genel anlamda vücudun oksijen kapasitesini artırır, tüm dokuların ve tüm hücrelerin görevini daha iyi yapmasını sağlar.

• Vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını destekler.

Ozon Terapi’nin Kullanıldığı Hastalıklar

• Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)

• Romatoid Artrit

• Fibromiyalji

• Dolaşım Bozuklukları

• Gut Hastalığı

• Candidiasis

• Nörovejetatif hastalıklar: Alzheimer, parkinson, demans

• Pulmoner hastalıklar: Amfizem, KOAH, akut respiratuar stres

• Oftalmolojik hastalıklar: Retinitis pigmentosa, katarakt, glokom, yaşa bağlı maküler dejenerasyon

• Vasküler hastalıklar: Hipertansiyon, venöz yetmezlik, periferal arteriyel hastalık, venöz staz

• Viral hastalıklar: Herpes simplex, herpes zoster, AIDS, hepatit A, B, C, human papilloma virus

• Serebral palsi

• Alerjik hastalıklar

• Kronik yorgunluk sendromu

• Sistemik Lupus Eritematozus

• Enflamatuar bağırsak hastalığı

• Avasküler nekroz (AVN)

• İyileşmeyen kronik yaralar

• Diyabetik ayak yaraları

• Kanser tedavisinde tamamlayıcı tedavi olarak

• Ozon tedavisi de insan vücudunun iki güçlü potansiyeli olan “antioksidan” ve “antiinflamatuar” potansiyellerini kullanan ve tüm vücutta bir alarm reaksiyonuna neden olarak, vücudu hastalıklar karşısında güçlendiren bir tedavi yöntemidir. Son yirmi yılda yapılan araştırmalar, Ozon tedavisinin pek çok yönden insan vücudunun kendi tedavi edici potansiyellerine katkısı olduğunu göstermiştir.

Uygulanma Yöntemleri

Major Otohemoterapi : Bu uygulamada kana karıştırılan ozon/oksijen karışımı, moleküller ve hücrelerle hızla reaksiyona girer ve birtakım reaksiyonlar başlatır. Her seansta damar yolu açılıp 100 ml yani bir çay bardağı kadar kan, bu işlem için özel tasarlanmış tek kullanımlık cam şişe içine alınır ve burada ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar aynı damar yolundan vücuda geri verilir.

Kan Yolu İle Yapılan Bu Tedavinin Etkileri Aşağıdaki Gibi Özetlenebilir;

Oksijen vücudumuz için hayati öneme sahip bir moleküldür. Oksijensiz kaldığımızda dakikalar içinde hayati tehlike yaşarız. Vücudumuz oksijeni yiyecekler gibi depo edemediği için yaşadığımız sürece oksijen almak zorundayız. İlginçtir ki oksijen bu kadar hayati iken, aynı zamanda hastalıklara ve yaşlanmaya neden olan okside edici (zararlı) oksijen radikallerinin oluşmasına da neden olur. Bu nedenle bilim insanları oksijeni “hayati zehir” olarak tanımlarlar. Oksijensiz yapamayız ancak oksijenden üretilen radikallerinden zararlarından da korunmak zorundayız. Bu nedenle vücudumuzda bu radikalleri temizleyen (zararsız hale getiren) bir “anti-oksidan” savunma sistemi vardır. Ozon tedavisi, bu koruyucu sistemi güçlü bir şekilde destekleyerek, hem dokuların oksijen kullanma miktarlarını artırmakta hem de ortaya çıkan zararlı oksijen radikallerinin zararsız hale getirilmesine büyük katkıda bulunmaktadır. Şişmanlık, hipertansiyon, tip 2 şeker hastalığı ve metabolik sendrom gibi uzun süreli hastalıklar başta olmak üzere pek çok hastalıkta antioksidan savunma sistemi zayıflamıştır. Ozon tedavisi, bu sistemi güçlendirerek zararlı oksijen radikallerinin etkilerini bertaraf etmeye yardımcı olur.

Minör Otohemoterapi: Ozonlanmış 3-5 ml kan, kas içi enjeksiyonla uygulanır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve alerjik hastalıklarda faydalıdır.

Ozon torbalama: Ozon gazının kapalı bir sistemde ayaklar, bacaklar veya vücudun diğer bölgelerinde özel plastik torbalar içinde dolaştırılarak verilmesine “Harici Ozon Tedavisi” denir. Ozon, kuru bölgelere etki etmeyeceğinden, vücudun tedavi edilecek bölgesi su ile nemlendirilir. Bu metotla ülser, yaralar, uçuk ve enfekte olmuş alanlar tedavi edilir.

Rektal Ozon: Bu yöntem her ne kadar kulağa hoş gelmese de rahatsızlık verici değildir. Çünkü hasta hiçbir rahatsızlık hissetmeden, ozon gazı bağırsak yüzeyi tarafından emilir. Ayrıca bunu hasta kendisi de uygulayabilir. Bu metot genellikle bağırsak hastalıklarında kullanılır ve vücudun yeniden canlanmasını sağlar. İlk etkisi bağırsak içerisini temizlemektir. Böylece dışarıdan alınan dost bakteriler bağırsak içerisine daha kolay yerleşebilirler. Bu sayede daha sağlıklı bir sindirim sistemine sahip olunur.

Ozon, bağırsak iç yüzeyi tarafından emilerek bağırsak kaslarını güçlendirir. Böylece spastik kolon, ülseratif kolit, hemoroid, fissür, fistül gibi rahatsızlıklar da yavaş yavaş düzelebilir. Bağırsak çevresini saran kan damarları tarafından emildiğinde bu damarların içerisinde bulunan kanı ozonlamaktır.

Bu kanın tamamı saniyeler içerisinde karaciğere taşındığı için karaciğer, dokumuzda ozon gazı ile temizlenip güçlenmektedir. Karaciğer enzimlerinde düzelme, yağlanmada azalma beklenmektedir.

Eklem İçi Ozon: Ozon, eğitimli kişilerce eklem içine enjekte edilebilir. Bu metod ağrılı enflamatuar hastalığı olan ekleme uygulanır.

Ozon punctur: Ciltteki kırışıklıklar, cilt lekeleri, akne, selülit, yara izleri gibi sorunlu durumlarda sorunlu bölgelere çok ince iğnelerle ozon molekülü enjekte edilir.

Hastaların Dikkat Etmesi Gereken Durumlar

• Eğer şu an aktif ilaç kullanıyorsanız (tansiyon ilaci, dogum kontrol ilacı vs..) ilaçlarınızı ozon tedavisinden 4 saat önce veya ozon tedavisinden 4 saat sonra almanızı tavsiye ediyoruz.

• Ozon tedavisinden en az 8 saat önce alkollü içecek tüketmeyiniz. Mümkünse tedaviniz süresince alkol almayınız.

• Eğer hamileyseniz hamileliğiniz süresince ozon tedavisi yaptırmayınız.

• Ozon tedavisinden bir saat önce ve ozon terapiden bir saat sonra vitamin c içeren herhangi bir şey almayınız.

• Eğer şu anda kemoterapi tedavisi görüyorsanız, bu tedaviden sonra ozon tedavisi almak için en az 4 gün beklemenizi tavsiye ederiz.

• Tedaviye aç karna gelmeyiniz. Hafif bir şeyler yiyerek geliniz.

Kimlere Uygulanmaz ?

Ozon, güvenilir ve doğal bir tedavi yöntemidir. Doğru uygulandığında neredeyse hiçbir yan etkisi yoktur. Ancak;

• Favizim (GL-6-F dehidrogenaz enzim eksikliğinde),

• Aşırı hormon yüksekliği ile seyreden hipertiroid,

• İleri derece kansızlık, kanama ve pıhtılaşma bozukluğu olanlarda,

• Yeni gelişmiş kalp krizi ve beyin kanamalarında uygulanmaz.

Ozon Kullanım Alanları

Gripte Ozon : Ozon Terapi, tüm mikroplara karşı savunma sistemi hücrelerini artırır. Bu mikroplara karşı doğrudan öldürücü etkisi de vardır. Aynı zamanda insanlarda var olan hastalıkları kısmen veya tamamen iyileştiren yaşam kalitesini artıran ve zararlı atıkların vücuttan atılmasına yardımcı olan detoks etkisi olan bir tedavidir.

Ozon, tüm virüsleri tahrip edebilir ancak her virüsün yapısından kaynaklanan farktan dolayı ozona hassasiyeti farklıdır. Özellikle virüsün dış kısmında zarf denilen lipit tabakası olanlar, ozona daha hassastır. Çünkü ozon molekülü, lipitleri parçalama özelliğindedir. Grip (Influenza) virüsünün dış kısmında zarf olduğundan, ozona en hassas virus grubundadır.

Ozon hem virüse direkt etki ile hem de vücutta virüsü harap edecek maddeler oluşturarak virüs sayısını önemli oranda azaltır veya yok edebilir.

Mikroorganizmaların antioksidan sistemleri olmadığından, ozon terapi bakteri virüs ve mantarlar üzerinde etkilidir. Ozon terapi ile vücutta salınımında artış tespit edilmiştir. Viral hastalıklarda tedavi amaçlı kullanılmaktadır.

Ozon terapi kürü içinde kanın ozonlanması yöntemine ek olarak mutlaka ozon aşısı denilen yöntemin eklenmesi gerekmektedir. Ozon aşısı 5cc kanla yapılan çok kolay bir yöntem olup, bağışıklık sisteminizin güçlenmesi için çok etkilidir.

Anti-aging ve Enerji Kazanmak İçin Ozon

Anti-aging (geriye yaşlanma) ve yeniden canlanma için kullanılır. Tamamen sağlıklı kişilerde yaşlanmayı geciktirmek, enerji kazanmak ve hastalıklardan korunmak için kullanılabilir. Vücudun enerjisini artırdığı gibi beynin enerjisini de artırır, hafızayı güçlendirir. Sınava hazırlanan gençler, yüksek tempolu iş adamları, zihnini sürekli kullanan insanlar, sporcular için güçlü bir dopingdir. Ozon terapi ile kişi gerek zihinsel gerek bedensel yorgunluğu daha az hisseder. Ayrıca yaşlı kişiler ozon tedavisine oldukça iyi yanıt verirler. Bütün klinik avantajlarının yanı sıra, oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımını sağlar, bağışıklık sistemini harekete geçirir ve vücudun kendi antioksidanlarını ve serbest radikallere karşı savaşan hücreleri harekete geçirir. Bunun ötesinde beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur. Bunlara ek olarak ozon tedavisi, yaşam kalitesini artırmak için kullanılmaktadır. Sağlığımızı kaybetmemizin nedeni çoğunlukla hücrenin işleyişi sırasında oluşan atık (serbest radikal) maddelerdir ki, bunlar vücuttan yeterli süre ve miktarda atılmadıklarında zararlı maddeye (toksinlere) dönüşürler.

Sağlıklı yaşlanma ve genç kalabilmeyi sağlamayı amaçlayan ozon tedavisi ile uzun yıllar gençliğinizi korumak ve dinç kalmanızı sağlamak elinizde! Bu amaçla yapılması gereken çok şey var elbette. İşte bunlardan biri ozon tedavisidir.

Anti-aging’te amaç; yaşlanmayı mümkün olduğu kadar yavaşlatmak ve vücudun bir bütün olarak sağlıklı yaşlanmasını, fiziksel olarak da sağlıklı olmasını sağlamaktır. Antiaging’ten amaçlanan tüm etkileri ozon tedavisi ile sağlamak mümkündür.

Ozon sayesinde oksijenin dokular tarafından daha iyi kullanımı sağlanır, bağışıklık sistemi harekete geçirilir. Bunu takiben vücudun kendi antioksidanları ve serbest radikallere karşı savaşan diğer hücreler de aktive olurlar.

Hücreler de tıpkı insanlar gibi solurlar. Bunun için hücre seviyesindeki ortamda oksijen moleküllerinin bulunması şarttır. Yaşlanma nedeniyle uzun süredir yeterince oksijenlenemeyen hücreler, ozon tedavisinden sonra artık fonksiyonlarını daha yüksek oranda gerçekleştirebilmektedirler.

Ozon, yaşlanmayı önleyici etkilerin yanı sıra fiziksel dayanıklılığı ve yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır. Cildin kendisini yenilemesini sağlar.

Kilo Vermek İçin Ozon

Ozon Terapi, kilo vermeye yardımcı olabileceği öne sürülen bir yöntemdir. Damardan yapılan ozon terapi, %40 oranında vücudun metabolizmasını hızlandırır. Hızlı metabolizma sayesinde yağ yakımı artar. Selülit tedavisinde ozon, farklı mekanizmalarla etki gösterir. Cilt altında biriken yağ asitleriyle etkileşerek yağ zincirlerinin kırılmasına ve vücuttan atılmasına yardımcı olur. Selülitte önemli bir problem olan oksijen eksikliğini giderdiği, kan akımını o bölgede de artırdığı için yağ dokusunun metabolizmasını normale döndürdüğü ileri sürülür.

Aynı zamanda insülin-glisemi (kan şekeri) dengesi düzenlenir ki bu da özellikle karbohidrat krizlerini engelleyerek, aşırı tatlı veya karbohidrat tüketimini azaltır. Yine vücutta varsa eğer insülin direncinin kırılmasını sağlayarak vücuda alınan şekerin yakılmasına yardımcı olur.

Bölgesel Zayıflama İçin Ozon Lipoliz

Bu uygulamada ozon gazı, çok ince mezoterapi iğneleri ile incelme istenen bölgedeki yağ dokularına enjekte edilir. Özellikle göbek ve basen gibi yakılması çok zor olan depo yağların biriktiği bölgelerde ozon gazı enjeksiyonu oradaki depo yağların yakılabilir yağ hale gelmesini sağlar. Kişinin beraberinde günlük 30-45 dakikalık yürüyüş ya da kardiyo egzersizleriyle ve mutlaka bol su içimi ile bu bölgelerdeki yağlarından kurtulması mümkündür. Yağları eriyen bölgelerde sarkma problemi genellikle görülmez. Uygulanan ozon, bir yandan yağların parçalanmasını sağlarken aynı zamanda hücre yenilenmesini ve kollajen yapımını uyararak doku toparlanmasına yardımcı olur.

Kronik Yorgunlukta Ozon

Kapalı ortamlarda yaşayan insanlar düşük oksijenle yaşarlar. Bundan farklı başka nedenlerle de vücudun iyi oksijenlenememesi, kronik yorgunluğa neden olur. Ne kadar uyursanız uyuyun dinlenmiş uyanamıyorsanız, sabahları yataktan kalkmak istemiyorsanız, içinizden hiçbir iş yapmak gelmiyorsa ve efor sarfetmekten kaçınıyorsanız sizde de kronik yorgunluk sendromu olduğunu düşünebilirsiniz. Enerjinizi, psikolojik durumunuzu ve bilişsel düzeyinizi olumlu etkileyecek ozon tedavisine ihtiyacınız olabilir.

Kanserde Ozon

Nobel ödülü sahibi bilim adamı Dr. Otto Warburg, kendisine Nobel ödülü kazandıran çalışmalarında;

• Kanserin temel nedeninin oksijensiz yaşam (tümör hücresinin oksijensiz yaşama-anaerobik yeteneğinde olduğu, normal hücreler oksijene gereksinim duyan-aerobik-yaşam) olduğu,

• Vücuttaki ‘onkojen’ler yani Tümörgenler’in; stres, kirlilik, radyasyon yanında oksijensizlik gibi faktörlerle uyarılarak kanserin başlayabildiği,

• Oksijen eksikliğinin kanserin yayılmasını kolaylaştırdığı, kanser hücrelerinin, oksijen açısından zengin bir ortamda varlıklarını sürdüremediği, yeterli oksijen sağlandığında ise tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü,

• Ozonun, direkt tümör hücrelerini öldürücü etkisi (oksidasyon yakıcı etkisi) yanında, tamamlayıcı olarak bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi olduğu tespit edilmiştir.

• Kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini engelleyici ve kemoterapi-radyoterapinin tümör üzerindeki öldürücü etkilerini artırarak, tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılı bir şekilde kullanıldığı saptanmıştır.

Karaciğer Hastalıklarında Ozon

• Karaciğer hücrelerinin fonksiyonlarında yardımcı olarak karbonhidrat, yağ ve şeker seviyesini normalleştirir.

• Karaciğer hücrelerinin yenilenmesini sağlayarak, karaciğer yetersizliği ve karaciğer yağlanmasında destekleyici olarak kullanılır.

• Karaciğer iltihaplarının, ilaç ve kimyasallarının karaciğer üzerindeki tahribatının en az seviyede olmasını sağlar.

Kas, Sinir, Kemik ve Romatizmal Eklem Hastalıklarında Ozon

Kas hastalıklarında ve travmalarda (Kaza ve Spor yaralanmaları gibi); iyileşmeyi hızlandırmakta, dolaşım düzenlenmekte, sinirlerin harabiyetini önlemekte ve tamir edilmesini kolaylaştırmaktadır. Kasların daha güçlü hale gelmesini sağladığından kronik kas ve sinir hastalıklarında da kullanılır.

• Genel olarak ozon tedavisinin fizik tedavi veya diğer tedaviler ile beraber tamamlayıcı amaçla kullanılması tavsiye edilmektedir.

• Eklem iltihapları ve kireçlenmeleri, eklem harabiyeti ve kemik erimesi gibi pek çok ağrılı, fonksiyon kısıtlığı da yapabilen hastalıklarda da ozon kullanılmaktadır.

• Kemik deformasyonu gelişmemiş eklem kireçlenmesi, eklem faresi, gonartrozlar da diğer ozon tedavi yöntemlerine ilave olarak, eklem içine yapılan ozon enjeksiyonları ile hem eklem içinde hava yastığı oluşturarak, hem de eklem şişkinliğini azaltarak ağrıyı giderdiği, ayrıca kıkırdak dokusunun yeniden tamir edilmesine yardımcı olduğu tespit edilmiştir.

• Romatoid Artrit gibi bağışıklık sisteminin sapması ile ortaya çıkan hastalıklarda bağışıklık sistemini düzenlediğinden, diğer tedaviler ile birlikte kullanıldığında hızlı iyileşmeler gözlenmektedir.

• Ayrıca yoğun adale ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ile seyreden ve çok yaygın rastlanan bir hastalık olan fibromiyaljide başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Nörolojik Hastalıklarda Ozon

Ozon tedavisi, sinir sistemi hastalıklarında beyin oksijenlenmesini artırarak ve damar düzenleyicisi olarak kullanılabilmektedir.

• Baş ağrısı ve migren tipi gerilim ağrılarında,

• Beyin kanlanması veya oksijenlenmesinin azaldığı durumlarda fizik kapasitede azalma, yürüme güçlüğü ve baş dönmesi gibi belirtilere kendini gösteren, beyindeki dolaşım bozukluklarında ve buna bağlı nörolojik hastalıklarda olumlu etkileri mevcuttur.

• Polinöropati, Myotoni, Muskuler distrofi, ALS, Demans, MS vb. hastalıklarda destekleyici olarak kullanılır.

Solunum Sistemi Hastalıkları ve Astımda Ozon

• İmmünmodülatör (bağışıklı sistemi düzenleyicisi) ve mikrop öldürücü etkisiyle Astım, Bronşit, Zatürre, Tüberküloz, Koah gibi hastalıkların tedavisinde, ilaçların ve nefes darlığının azaltılmasına, alerji ve astım krizlerinin daha az şiddet ve sıklıkta oluşmasına yardımcı olur. Özellikle astım ve alerjik bronşitlerde başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Kalp Hastalıklarında Ozon

• Kalp hastalıklarının tümünde ozon tedavisi diğer tedavi yöntemlerini desteklemek amacıyla kullanılır.

• Kalp kası hastalıklarında,

• Koroner damarları tıkanıklarında oksijenlenmeyi artırarak, damar içi basıncı düşürerek, kanın akışkanlığını azaltarak, kalp iletimini ve dolayısıyla ritmini düzenleyerek kalbin önündeki yükü azaltarak etkili olur.

Yara Nedir ?

• Yara; doku bütünlüğünün cerrahi veya travmatik olarak bozulmasıdır.

• Yara iyileşmesi, yaralanmış dokuyu tekrar normal durumuna getirmeye çalışan bir doku cevabıdır.

Organizmanın doğal tepkisi yaraları mümkün olduğunca kısa sürede kapatmak ve yapıların normal sürekliliğini geri getirmektir. Bu süreç yara iyileşmesi olarak adlandırılır.

Yara iyileşmesi tüm dokularda aynı biyolojik ve biyokimyasal prensipleri takip eder.

Diabetik Ayak ;

Diabetes Mellitus’un önemli komplikasyonlarından biri olan ve diyabetin yarattığı olumsuz zeminde gelişen diyabetik ayak ülserleri, iyileşmeyen yara ve gangren nedeniyle ekstremite, hatta hayat kaybına yol açabilen ciddi olgulardır. Tüm diyabetlilerin %15’i hayatları boyunca bir kez diyabetik ayak sorunu yaşarlar. Travmatik olmayan amputasyonların %50’si diyabetik ayak nedeniyledir. Diyabetik ayak yaraları; immün yanıt da bozulduğu için enfeksiyona yatkındırlar.

Nedenleri ;

1- Damarsal Yapılarda Bozulmalar (Anjiopati)

Eskiden diyabetli hastaların kılcal damarlarında bozulma olduğu ve bu nedenle yara geliştiği ve gelişen yaraların ve kesi hatlarının iyileşmediği düşünülürdü. Yapılan çalışmalar, bunun doğru olmadığını göstermiştir. Bu hastalarda damarsal sorun, küçüklerde değil büyük çaplı damarlardadır. Diyabetik ayaklarda gelişen damar tıkanmaları, genelde diz çukurunun hemen altındaki büyük damarlarda olmaktadır.

2- Kan Kimyasında Değişimler (Hemoreolojik)

Diyabetli hastalarda tüm sistemlerde olduğu gibi kan ve bağışıklık hücrelerinde de kısmen fonksiyonlarda bozulma vardır. Kan hücreleri sertleşmiştir ve kılcal damarlardan geçmesi güçleşmiştir. Dolayısıyla oksijen taşıma sistemi bozulmuştur. Bağışıklık hücrelerinde fonksiyon zaafiyeti, enfeksiyonlara duyarlılığı artırmıştır.

3- Periferik Sinirlerde Bozulmalar (Nöropati)

Diyabetiklerde basıya duyarlılığın birinci önemli nedeni, sinirlerinin şişmesidir. Sinir dokusu içine giren bol miktarda glikoz şekeri, bir başka şeker olan sorbitole dönüşür. Sorbitol, kimyasal özelliğinden dolayı kendine su çeker ve sinir dokusu su ile şişer. Şişen bir sinirin zaten dar olan alanlarda kolayca baskıya maruz kalabileceği hipotezi de eskiden beri bilinmektedir. İkinci neden diyabetik sinirlerde taşıma sisteminin bozulmuş olmasıdır. Normalde sinir gövdesi ile ucu arasında bilgi alışverişi kimyasal maddelerin sinir içinde “Tubulin” denilen yapıların taşınması ile oluşur. Diyabetiklerde bu taşıma sistemi bozulmuştur. Eğer sinir bir yerde sıkışmaya bağlı tahrifata uğramışsa, o yerin tamiri için bu taşıma sistemi ile gerekli materyallerin gelmesi gerekir. Taşıma sistemi bozulursa artık sinir kendini onaramaz ve hafif bir başı bile ağır bulgulara sebep olabilir.

Ozonla Kronik Yara Tedavisi

Hem kan yoluyla (major) ozonterapi, hem kas içine (minör) hem de yara olan uzva ozon torbalama uygulanarak tedavi sürdürülür.

Ozonun Yara Üzerinde Etkileri
Major terapinin faydaları ;

• SOD (Sitokrom Oksidaz Dismutaz) Aktivasyonu,

• Bu enzim kronik inflamasyonlarda ortaya çıkan süperoksit radikallerinin tahrip edici etkisini önler.

• TGF-ß ( Transforming Growth faktör beta) artırır. Bu da yara iyileşmesinde ve tamir mekanizmasında önemli rolü olan bir faktördür. TGF-ß, integrinler gibi matrisin yeniden düzenlenmesini sağlar.

• Doku oksijenizasyonunu artırır.

• Damar proliferasyonuna yardımcı olur.

• Diyabetiklerde şeker metabolizmasının düzenlenmesine yardımcı olur.

• İmmün sistemini güçlendirdiğinden enfeksiyonla mücadelede yardımcıdır.

Torbalama Yönteminin Faydaları

• Anti- mikrobiyal etkisi

• Nekrotik dokunun ozonlu suyla mekanik debritmanı

• Ozon-Oksijen ile aerobik ortam oluşturulması

Kısa Tarihçesi :

  • 1840 yılında, İsviçre’de Basel Üniversitesi Profesörü, Alman bilim adamı Christian Friedrich Schönbein tarafından keşfedilmiştir.
  • 1860 yılında Monaco’da içme suları ozonla dezenfekte edilmeye başlanmıştır. Ozonun bakteri ve virüsleri öldürdüğü saptanmıştır. Ayrıca sulardaki kötü tadı yok ettiği gözlenmiştir.
  • 1902 yılında Clarke H.J. Ozon’u anemi, kanser, diyabet, grip ve morfin zehirlenmelerinde kullandı.
  • 1980 yılında Horst Kief, AIDS hastasını ilk defa Ozon ile tedavi etti.
  • 1992 yılında Rusya’da yanık tedavisinde kullanıldı.
  • 1998 yılında Op. Dr. Muhammer Velidedeoğlu, İstanbul’da Ozon uygulamalarına başladı.
  • 2011 yılında Prof. Dr. Avni Babacan Gazi Üniversitesi’nde Ozon Merkezi’ni kurdu.

Ozon, diğer tedavilere ek olarak uygulanır ve tamamlayıcı tedavi grubuna girer. Ozon tedavisi ile birçok hastalık daha iyi hale gelir veya büyük ölçüde düzelebilir. Ozon tedavi ile ilgili en son yeniliklerin hızla öğrenilebilmesi için Avrupa’da pek çok terapist bir araya gelip ”Medical Society for Ozone Application in Prevention and Therapy” birliğini oluşturdular. Bu grubun amacı, doktorlar ve hastaların bu konu hakkındaki bilgilerini geliştirmek ve ilerletmektir. Bilgi alışverişi seneler içinde daha da hızlanmış ve gelişmiştir. Medikal ozon, kurallara uygun olarak uygulandığı taktirde tamamen güvenli, pratik, etkili ve ucuzdur.

Tıbbi ozon, daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı olarak kullanılır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu değişir. Ozon terapi konusunda eğitimli bir doktor, hastanın durumuna göre hastanın alacağı dozu belirler.

Sağlığınızı Güvenilir Doktorların Ellerine Bırakın.Dr.Nevzat Güler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir